Canlıların Ortak Özellikleri Nelerdir? Biyoloji Konu Anlatımı (2021)

Biyoloji dersini işlerken “Canlıların Ortak Özellikleri” konusu ile karşılaşacaksınız. Bu özellikler canlıların yaşamlarını sürdürmeleri için sahip olmaları gereken özelliklerdir. Aslında bunu canlıların genel özellikleri diye adlandırmak daha iyi olur; çünkü dünyada yaşayan çok fazla canlı türü var ve bazı özellikler bazı canlılarda istisna olabilir.

Bu konuyu incelerken; beslenme, boşaltım, büyüme, metabolizma, uyarılara tepki, üreme, solunum, hareket ve gelişme gibi kavramlarla karşılaşacaksınız.

Canlıların ortak özellikleri, tüm canlılarda ortak olarak görülen özelliklere verilen isimdir.

Bu konumuzda anlatacaklarımız;

  • Canlıların ortak özelliklerinin neler olduğunu,
  • Hücre sayısına göre canlıları,
  • Canlıların beslenme şekillerini,
  • Canlılarda görülen hücresel solunum çeşitlerini,
  • Metabolizma, anabolizma, katabolizma, bazal metabolizma ve homeostazi kavramlarını,
  • Boşaltım, metabolik atık, uyarı ve tepki kavramlarını,
  • Hareket eden canlıları,
  • Adaptasyon kavramı,
  • Üreme çeşitleri,
  • Büyüme, gelişme ve organizasyon

Yaşayan organizmaları cansız nesnelerden ayırt etmek için bazı özelliklerin olması gerekmektedir. Ayırt edici bu özellikler bütün canlılarda ortak olarak bulunur. İşte bunlara canlıların ortak özellikleri denir.

Canlıların Ortak Özellikleri:

Canlı varlıkların yaşamının devam edebilmesi için bazı özelliklere sahip olması gerekir. İşte bu özelliklere canlıların ortak özellikleri adı verilir.

  1. Hücresel Yapı
  2. Beslenme
  3. Solunum
  4. Metabolizma
  5. Homeostazi
  6. Boşaltım
  7. Hareket
  8. Uyarılara Tepki
  9. Uyum
  10. Organizasyon
  11. Üreme
  12. Büyüme ve Gelişme
canlıların ortak özellikleri

1. Hücresel Yapı

Organizmaların işlevsel en küçük birimine hücre adı verilir. Tüm canlılar hücre veya hücrelerden oluşmuştur.

Hücre sayısı bakımından canlılar; tek hücreli ve çok hücreli olmak üzere ikiye ayrılır. Bitkiler, hayvanlar, insanlar çok hücreli canlılardır.

Bazı canlılar tek hücrelidir. Bakteriler, arkeler, amip, öglena, paramesyum ve bazı mantarlar tek hücreli canlılara örnektir. Bu canlılarda canlılık olaylarının tamamı bir hücre içerisinde gerçekleşir.

Örneğin; Paramesyum silleri sayesinde hareket eder ve beslenir. Enerji ihtiyaçlarını karşılamak için solunum yaparla, üreyerek nesillerini devam ettirirler ve boşaltım ile vücutlarındaki atıkları uzaklaştırırlar.

Bazı canlılar çok hücrelidir. Çok sayıda hücreden meydana gelir. Bu canlılarda yapı ve işlev bakımından birbirinden farklı çok sayıda hücre bulunur. Bu birbirinden farklı hücrelerin oluşturduğu yapıların düzenli çalışması çok hücreli canlılarda canlılık olaylarının devamlılığını sağlar.

Örneğin; İnekler kasları, kemik sistemi ve sinir sistemi sayesinde hareket eder. Yediği besinler sindirim sistemi sayesinde kana ve dolaşım sistemi sayesinde diğer hücrelere taşınır. Hücreler solunum faaliyetlerinde bu besinleri kullanarak gerekli olan enerji ihtiyacını karşılarlar.

Hücre yapısı bakımından canlılar; prokaryot ve ökaryot olarak ikiye ayrılır.

Prokaryot Hücre: Zarla çevrili çekirdek ve zarla çevrili organelleri bulunmayan hücrelere denir. Organel olarak yalnızca ribozom organelini bulundurur. Bakteri ve archae âleminde bulunan canlılar prokaryottur.

Ökaryot Hücre: Yönetici molekül olan DNA, ökaryot hücrelerin çekirdeklerinin içerisinde bulunur. Zarla çevrili organelleri vardır. Hücre organizasyonu bu organeller arasında koordineli olarak yapılır. Ökaryot Hücre yapısına sahip canlılara Mantar, protista, bitki ve hayvanlar âleminde yer alan canlılar örnek verilebilir. Bütün hücrelerin yapısında DNA, RNA, hücre zarı sitoplazma, ribozom ve enzimler bulunur.

Not:

Prokaryotların tamamı tek hücrelidir.

Ökaryotların bazıları tek hücreli, bazıları ise çok hücrelidir.

2. Beslenme

Canlılar enerji ihtiyacını karşılamak, büyümek, gelişmek ve onarım yapmak için besinlere ihtiyaç duyar. Tüm canlılar yaşamlarını devam ettirebilmek için beslenmek zorundadır. Beslenme çeşitlerine göre canlıları üç grupta inceleyebiliriz.

Ototrof Beslenme (Üretici): 

Kendi besinlerini kendileri üretebilen canlılar ototrof beslenirler. Dışarıdan hazır olarak almazlar. İnorganik maddeleri organik maddelere çevirmiş olurlar. Güneş enerjisi veya kimyasal enerji kullanarak inorganik maddelerden ihtiyaç duyduğu organik besinleri üreten canlılara üretici (ototrof) canlılar denir. Fotosentez ototrof beslenmeye örnektir.

Not:

Eğer canlı kendi besinini üretirken güneş ışığı kullanıyorsa fotoototrof, eğer kimyasal enerji kullanıyorsa kemoototrof denir.

Bitkiler, algler ve bazı bakteriler fotoototrof, bazı bakteriler ise kemoototrof canlılardır.

Heterotrof Beslenme (Tüketici): 

Canlıların bir kısmı ise ihtiyaç duydukları organik besinleri inorganik maddelerden üretemez ve dışarıdan hazır olarak alırlar. Bu canlılara tüketici (heterotrof) canlılar denir. Hayvanlar, mantarlar ve bazı tek hücreli canlılar tüketicidir.

Hem Ototrof hem Heterotrof Beslenme (Hem Üretici hem Tüketici):

Bazı canlılar ihtiyaç duyduğu besini inorganik maddelerden kendi sentezleyebildiği gibi dışarıdan hazır olarak da alabilir. Kendi besinlerini üretebildikleri gibi aynı zamanda dışarıdan hazır olarak da alabilirler. Doğada çok nadir bulunurlar. Öglena, sinekkapan (böcekçil) bitkisi örnek verilebilir.

3. Solunum

Canlıların besinleri parçalayarak enerji elde etme reaksiyonlarına solunum denir. Canlılar, yaşamsal faaliyetlerini devam ettirebilmek için ihtiyaç duyduğu enerjiyi besinlerin hücrede parçalanmasıyla elde edilen ATP (adenozin trifosfat) molekülünden karşılar.

ATP, hücresel solunum ile üretilir. Hücresel solunum tüm canlılarda ortak olarak gerçekleşir. Hücresel solunum; oksijenli solunum, oksijensiz solunum ve fermantasyon olmak üzere üçe ayrılır.

Oksijenli Solunum (Aerobik Solunum):

Organik besinlerden oksijen yardımı ile ATP üretilmesi olayına oksijenli solunum denir. Bitkiler ve hayvanlar oksijenli solunum yapan canlılara örnektir.

Oksijensiz Solunum (Anaerobik Solunum):

Organik besinlerden oksijen olmadan farklı moleküller kullanarak ATP üretimi oksijensiz solunumdur. Bazı bakteriler oksijensiz solunum yaparlar.

Fermantasyon:

Oksijenli ve oksijensiz solunumda görev alan elektron taşıma sistemi ve oksijen olmaksızın ATP üretimine fermantaston denir. Çizgili kas hücrelerimiz ve yoğurt bakterileri fermantasyon yapabilen hücrelere örnektir.

4. Metabolizma

Canlıların hücrelerinde gerçekleşen olayların tamamına metabolizma denir. Metabolik olaylar anabolizma ve katabolizma olmak üzere iki kısımda incelenir.

Anabolik Reaksiyon (Anabolizma-Özümleme):

Yapım (anabolik) reaksiyon çeşidi olan protein sentezi için ATP gereklidir. Canlılarda gerçekleşen yapım olayları anabolizma (özümleme) adını alır. Protein sentezi, nişasta sentezi ve fotosentez anabolik olaylara örnektir.

Katabolik Reaksiyon (Katabolizma-Yadımlama):

Yıkım (katabolik) reaksiyon çeşidi olan solunumda ATP üretilir. Canlılarda gerçekleşen yıkım olayları katabolizma (yadımlama) adını alır. Sindirim ve hücresel solunum olayları katabolizmaya örnektir.

Anabolik tepkimeler endotermik tepkimelerdir. Katabolik tepkimeler ise ekzotermik tepkimelerdir.

Örnekler:

Gençlik (büyüme) döneminde: Anabolizma > Katabolizma

Erişkinlik döneminde: Anabolizma = Katabolizma

Yaşlılık Döneminde: Anabolizma < Katabolizma

5. Homeostazi (İç Denge)

Kararlı iç denge demektir. Çevre şartlarındaki değişikliğe rağmen canlıların iç dengelerini korumaları canlılar için hayati öneme sahiptir.

Örneğin; sıcak havalarda vücut ısısını koruyabilmek için terlemek veya soğuk havalarda tüylerin ürpermesi canlılarda homestazi korumayı sağlayan olaylardandır.

6. Boşaltım

Canlılarda metabolik faaliyetleri sonucu metabolik atıklar oluşur. Canlıların kararlı iç dengelerini koruyabilmeleri için metabolik atıklarını vücutlarından uzaklaştırmaları gerekir. Homeostazinin yani iç dengenin korunabilmesi için oluşan atık maddelerin organizmadan uzaklaştırılması işlemine boşaltım adı verilir.

Tek hücreli canlılar metabolik atıkların çoğunu hücre zarından dış ortama atabilir. Bitkiler terleme, damlama (gutasyon) ve atık biriktirdikleri yapraklarını dökmeleri ile boşaltım yaparlar.

İnsanlar metabolik atıklar terleme, solunum ve boşaltım olayları ile dış ortama verilir.

7. Hareket

Hareket, tüm canlılar için ortak bir özelliktir. Bazı canlılarda hareketle yer değiştirme gözlenmezken, bazılarında gözlenir.

Aktif yer değiştirme göstermeyen canlılarda hareket yönelim şeklinde gerçekleşir. Örneğin ayçiçeği bitkisi güneş ışığının geldiği doğrultuda yönelim gösterir.

Tek hücreli canlılar aktif yer değiştirme hareketini sil, kamçı, kök, ayak gibi yapıları sayesinde gerçekleştirir. Hayvanların çoğu aktif olarak yer değiştirebilirken sünger ve hidra gibi omurgasız hayvanlar zemine bağlı olarak yaşar ve aktif yer değiştirme hareketi yapmaz.

Hayvanlar kanat, yüzgeç ve bacak gibi yapıları sayesinde bir yerden başka bir yere hareket edebilirler.

8. Uyarılara Tepki

Canlının iç ve dış çevresinde meydana gelen değişimlere uyarı; canlının uyarılara karşılık olarak verdiği cevaplara ise tepki adı verilir. Tüm canlılar iç ve dış çevrelerinde meydana gelen uyarıları algılayarak bunlara cevap verir.

Örneğin, öglenanın ışığa doğru hareket etmesi, bebeklerin karnının acıktığında ağlaması…

9. Uyum (Adaptasyon)

Canlının yaşadığı çevrede hayatta kalma ve üreme şansını arttıran kalıtsal özelliklere adaptasyon denir.

Kaktüs bitkisinin dikensi yaprakları su kaybını azaltmaya yönelik bir adaptasyon olup çöl ortamında hayatta kalmasında önemli rol oynar.

Bir başka çöl ortamında yaşayan canlı olan develer hörgüçlerinde yağ depolayarak bu ortamda hayatta kalma şanslarını artırırlar.

Pıtrak bitkisinin dikenli yapıya sahip tohumları hayvanların kürklerine ve insanların kıyafetlerine takılarak bir yerden başka bir yere giderek çimlenirler ve nesillerini devam ettirirler.

10. Organizasyon

Ortak bir amaç için oluşturulmuş çalışma düzenine organizasyon adı verilir. Tüm canlılar belli bir organizasyon yapısına sahiptir.

Tek hücreli canlılarda organizasyon hücre içi yapıların organize şekilde çalışmasını ifade eder.

Çok hücreli canlılarda ise organizasyon şu şekildedir:

Atom > Molekül > Organel > Hücre > Doku > Sistem > Organizma

Atom: Bir elementin özeliklerini gösteren en küçük birimdir. Örneğin; hidrojen atomu

Molekül: Birbirine bağlı atomlardan oluşur. Örneğin; DNA molekülü

Organel: Özel bir fonksiyonu yerine getiren hücre içi yapıdır. Örneğin; mitokondri

Hücre: Canlılık özeliklerine sahip olan en küçük birimdir. Örneğin; sinir hücresi

Doku: Yapı ve görev bakımından benzer hücrelerden oluşur. Örneğin; sinir dokusu.

Organ: Özel bir görevi yerine getirmek için biraraya gelen birçok dokudan oluşmuş vücut bölümüdür. Örneğin; beyin

Sistem: Hayati bir vücut fonksiyonunu yerine getirme getirmek için birlikte çalışan organlar grubudur. Örneğin; insan vücudundaki sinir sistemi

Organizma: Sistemler bir araya gelerek organizmayı oluşturur.

11. Üreme

Canlıların soylarını devam ettirebilmek amacıyla sayılarını arttırmasına üreme denir. Üreme canlıların hayatının devam etmesi için değil, soyun (nesil) devam etmesi için zorunludur.

Canlılarda üreme eşeyli veya eşeysiz üreme olarak ikiye ayrılır.

Eşeyli Üreme:

Genellikle iki farklı ata bireye ait gametlerin (üreme hücrelerinin) birleşmesi sonucu yavru oluşması eşeyli üremedir.

Eşeylü üreme sonucu oluşan yavrular ata bireylerden farklı kalıtsal özelliklere sahiptir. Çiçekli bitkiler ve hayvanlar eşeyli üreyebilen canlılara örnektir.

Eşeysiz Üreme:

Tek bir ata bireyden bu ata bireye ve birbirine benzeyen canlıların oluşması eşeysiz üremedir. Eşeysiz üreme sonucu oluşan canlıların kalıtsal yapıları ana canlı ve birbirleri ile aynıdır. (Mutasyon gerçekleşmemişse)

Bölünerek üreme eşeysiz üremeye örnektir. Amip, paramesyum, öglena gibi tek hücreli canlılarda gözlenir.

12. Büyüme ve Gelişme

Tek hücreli canlılarda büyüme sitoplazma miktarının artması ile gerçekleşirken, çok hücreli canlılarda hücre sayısının artması ile var olan hücrelerin büyümesi ile gerçekleşir.

Yaşam boyu devam eden farklılaşma gelişme olarak adlandırılır. Bir başka deyişle doku ve organların görevlerini yerine getirebilecek olgunluğa ulaşmasıdır.

Yeni doğan bebekler oturamazlar. Çünkü kasları ve beyincikleri henüz gelişmemiştir. Bu gelişme gerçekleştikten sonra kendi başlarına oturabilirler. Küçük çocuklar tek başlarına ayakkabılarını bağlayamazlar. Bunun da nedeni henüz motor gelişimlerini tamamlamamış olmalarıdır. Bu gelişimlerini tamamladıktan sonra ayakkabılarına bağlayabilir ve gömleklerinin düğmelerini ilikleyebilirler.

Biyoloji canlıların ortak özellikleri konusunda tüm detayları sizlerle paylaştık.

Canlıların Ortak Özellikleri Videolu Konu Anlatımı:


Artık sizlerde 9 sınıf biyoloji canlıların ortak özellikleri, canlı varlıkların ortak özellikleri, insan ve diğer canlı varlıklar arasındaki ortak özellikler hakkında bilgi sahibi oldunuz.

Daha fazla bilgiye EBA‘dan da ulaşabilirsiniz.

Canlıların ortak özellikleri nedir?

Tüm canlı varlıklarda ortak olan özelliklerdir.

Canlilarin ortak ozellikleri kaç tanedir?

Tüm canlı varlıklarda ortak olan 12 adet özellik vardır.

KAPATX