İslam, ahlaki ve hukuki olarak kurallar getiren ve insanların sosyal hayatlarına dair sorumlulukları ile beraber bireysel ahlaki sorumluluk kurallarına da içeren bir dindir. İslam’da sosyal olarak hak, hukuk, adalet, merhamet, vicdan, insaf gibi değerlerin insanların sorumluluğunda olması söz konusudur.

Adalet, hak ve hukuka uygunluk anlamına gelen bir kavram olarak kullanılmaktadır. İslam’da adalet anlayışı da hak ve hukukun korunması, zulmün engellenmesi, sömürünün önüne geçilmesi için uygulanmaktadır. Adalet, mülkün yani idarenin temeli olarak görülmektedir.

Adil bir yönetim anlayışı ve yöneticinin İslam halkının huzurlu, mutlu, barış içinde olmasında etkili olduğu bilinmektedir. Adaletin olmadığı yerde zulüm vardır. Zulüm ise İslam’da haramdır. İslam, adaletle hükmetmeyi emretmektedir.

İslam’da devlet idaresinin bir şekli olmasa da yönetimin adil olması söz konusu olmaktadır. Bu nedenle İslam’ın ortaya koyduğu aile hukuku, iş hukuku, gıda rejimi gibi kuralların adil bir şekilde uygulanması gerekir. Adil bir komutan, adil bir hükümdar İslam’da yönetici ve emir verici vasıflara sahip olarak görülmektedir. Adil olmayan ve zulme neden olan yönetimlere ve emirlere karşı gelmek de meşru bir yol olarak kabul edilmektedir.

İslam’da zulme rıza zulümdür anlayışı bulunmaktadır. Bu minvalde adaletin korunması ve sağlanması için müesseselerin titizlikle kurulması gerekir.