Tasavvuf, İslam ahlakının, kişinin kalbini kötülüklerden arındırarak, iyi ve güzeli yapmayı, İslam dinini derinden ve en iyi şekilde yaşanmasını konu edinen bir ilim dalıdır ve yaşam tarzıdır.

Tasavvuf, bundan yaklaşık bin yıl önce kadar ortaya çıkmış ve felsefi derinliği olan bir anlayış olarak yaşanmaya başlanmıştır. İslam ve tasavvuf birbirinden çok da farklı olmayan kavramlardır. 

Tasavvufi düşüncenin dayandığı temel kaynaklar; Kur’an-ı Kerim, hadisler, siyer, kelam, itikat, akait, tefsir gibi çeşitli disiplinlerden oluşmaktadır. 

Tasavvuf, temel İslam düşüncesinin insanın kendi yaşamında güzel ahlak ile yaşamasını ve kalp temizliğine önem verilmesini bir disiplin olarak kabul eder ancak bu gönüllü bir şekilde yapılır.

Tasavvuf, tefekkür, tahassüs dünyasının temellerini de oluşturmaktadır. Bu yüzden kişinin; fikir ve ruh dünyasının doğru, güzel, iyi ve adil bir şekilde yolunu bulması adına tasavvuf gerekli görülmektedir. 

İslam’ı en iyi şekilde yaşamanın ve anlamanın yolu kaynakların en iyi şekilde anlaşılmasını gerektirmektedir. İslam anlayışının tam ve anlaşılır olabilmesi için kaynakların tasavvuf kaynakları olması dinin yaşanması adına gereklidir.

İslam, kişinin dinini kendisinin yaşamasıdır. İslam dininde zorlama yoktur. İslam dini Bir hayat dini olarak insanlara indirilmiştir. Tasavvuf, İslam dininin getirmiş olduğu prensiplerin nasıl yaşanması gerektiği bakımından gerekli görülmekte ve insanlara ders olarak da okutulmaktadır. 

Tasavvuf, İslam dininin temel kaynaklarını esas alır ve güzel ahlak ve kalp temizliği esası ile İslam’ın daha iyi yaşanması adına tercih edilen bir yoldur.